Sanat & Kültür
Anlatının Evi: Lucas Müzesi Açılmadan Önce Bir Soru
Los Angeles'ta Eylül'de kapılarını açacak Lucas Museum of Narrative Art, bir film yönetmeninin kırk yıllık birikimini müzeciliğin diline çeviriyor. Ama 'anlatı sanatı' gerçekten bir kategori mi?

George Lucas kırk yılı aşkın süredir topluyor. Frida Kahlo'nun tabloları, Norman Rockwell illüstrasyonları, Jack Kirby'nin çizgi roman sayfaları, Star Wars kostümleri, Georges Méliès'in fotoğrafları, manga şeritleri, Diego Rivera mural eskizleri. 40.000'den fazla eser. Bunların hepsini aynı binaya, aynı kategorinin altına koymak için kurduğu kurumun adı Lucas Museum of Narrative Art — ve bu isim, müzenin en tartışmalı kararı.
22 Eylül'de Los Angeles'ın Exposition Park'ta kapılarını açacak bina, daha şimdiden kendi başına bir tartışma nesnesi oldu. MAD Architects'ten Ma Yansong'un tasarımı, zemin üzerinde yüzen bir bulut ya da kavramsal olarak oturmuş dev bir kaya gibi duruyor — pürüzsüz FRP panellerle kaplı, 300.000 fit kareden oluşan, içinde 11 dönümlük yeşil alanı da barındıran bir yapı. Los Angeles'ın kültür meydanına yeni bir im ekliyor; LACMA'nın Zumthor galerisinden ve açılışını bu yıl yaptığı New Museum'un OMA tasarımından sonra, kuruluş ölçeğinde mimari tartışma şehri bırakmıyor.
Bina Formunu Neden Taşıyabildi?
Ma Yansong bu projeye on yıl önce başladı; bina, iki farklı şehirde (önce San Francisco, sonra Chicago) reddedildikten sonra Los Angeles'a yerleşti. Bu sürtüşmenin dışarıdan görünmeyen bir ağırlığı var: Her ret, projeyi biraz daha şekillendirdi. Chicago'nun neden reddettiğini düşününce —Lincoln Park'ın tarihsel silüetiyle çatışma— ve San Francisco'nun neden reddettiğini —Yerba Buena bölgesindeki kentsel doku kısıtlamaları— binada bir tür ısrar ve sabır biriktiğini hissediyorsunuz. Ma'nın söylediği 'kayalara oturan yapı' metaforu, bu direnç tarihini de taşıyor.
Ama form tartışması asıl soruyu örtüyor. Lucas'ın koleksiyonunu 'anlatı sanatı' başlığı altında toplamak, müzecilik tarihinde olağandışı bir hamle. Geleneksel olarak müzeler ortama göre ayrışır: fotoğraf müzesi, illüstrasyon müzesi, sinema arşivi. Ya da döneme: modern sanat, çağdaş sanat. Lucas bu ayrımları reddediyor. Kahlo ile Kirby'yi, Rockwell ile Méliès'i aynı galeride konumlandırıyor. Ortak paydaları hikâye anlatımı — görselin bir serüveni, bir çatışmayı, bir insani durumu aktarma biçimi.
Kategori Yaratan Kurumlar
Müzecilik tarihinde kategoriler genellikle akademiden ya da piyasadan gelir; kurumlar nadiren kendi başlarına yeni bir kategori yaratır. MoMA 1929'da 'modern sanat'ı müzeleştirirken bunu yapmıştı; Bilbao Guggenheim 1997'de deneyimsel mimariyi bir ziyaret amacına dönüştürürken bunu yapmıştı. Lucas Museum da benzer bir iddiada: 'Anlatı sanatı' bir çatı kavramı olarak yeterince geniş mi, yeterince anlamlı mı?
Bu soruyu sormanın iyi bir yolu şu: Koleksiyondaki Jack Kirby'nin Kaptan Amerika sayfaları ile Frida Kahlo'nun Otoportreler Serisi, aynı müzede hangi gerilimi üretir? Kahlo'nun kendi bedenini ve travmasını görsel anlatıya dönüştürmesi ile Kirby'nin süper kahraman mitolojisi üretmesi — ikisi de 'anlatı' mı? Evet, ama farklı anlatı rejimleri. Bu fark görmezden gelinirse müze bir çeşit eğlence parkı haline gelir; fark kayıt altına alınırsa, 'anlatı sanatı' kategorisinin içinde gerçek bir gerilim var demektir. Ve iyi bir müze bu gerilimi bastırmadan çalıştırır.
Film Arşivi: Lucasfilm'den Kalanlar
Müzenin belki de en özgün katmanı, tam Lucas Arşivi: 1971'den 2012'ye Lucasfilm'in George Lucas'ın elinde kaldığı dönemdeki materyaller. Storyboard'lar, kostüm tasarımları, efekt prototipleri, senaryo taslakları. Bu arşiv, sinemayı bir endüstri olarak değil üretim süreci olarak gösteren belgeler içeriyor — Lagerfeld'in çizim arşiviyle düşündüğümde benzer bir mesele: Ham sürecin koleksiyona girişi. Ama Lucas Arşivi burada özel bir soruyu da açıyor: Sanatçı-girişimci ayrımı burada nerede çizilmeli? Star Wars bir sanat eseri mi, kültürel ürün mü, ikisi de mi? Müze bu soruyu hangi sergi mimarisiyle karşılıyor, Eylül'de göreceğiz.
Açılış sergilerinden biri 'Love, Family, Community' başlığını taşıyor; diğeri 'Adventure' galeri serisini içeriyor. Bu isimlendirme, müzenin iddiasını hem açıklıyor hem de sınırlıyor: Anlatıyı insan deneyiminin temaları üzerinden kurmak, koleksiyonun akademik ciddiyetini popüler erişimle dengeleme girişimi. Bu denge kurulabilirse Lucas Museum hem illüstrasyon hem sinema hem çağdaş sanat alanındaki kurumların yapamadığı bir şeyi yapmış olur.
22 Eylül'ü beklerken şu soruyu taşımak yeterli: Bir bina, kendisine konulan eserlerin hangi soruyu sorduğunu belirleyebilir mi? Ma Yansong'un bulut biçimli yapısı bu soruya henüz cevap vermiyor. İçinin ne söyleyeceğini görmek için zaman var — ve bu belirsizlik, kurumun en dürüst hali şu an.