VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Kültür

Pritzker 2026: Smiljan Radić'in Yapıları Neden Kayalara Oturuyor

Mart 2026'da Pritzker Mimarlık Ödülü'nü kazanan Şilili mimar Smiljan Radić Clarke, 1995'ten bu yana Santiago'dan dünyaya yayılan bir pratik kurdu. Yapıları çoğunlukla bitmemiş görünür; jüri buna 'yapısal iyimserlik' diyor. Ama bu hafiflik, mühendislik disiplini altında çok daha karmaşık bir sorunun çevresi.

· Sanat & Kültür Editörü · · 2 dk okuma
Beton duvarlı kültürel bir binanın içi; yüksek pencerelerden süzülen gün ışığı boş sandalye sıralarına düşüyor.

2014'te Serpentine Pavilion için tasarladığı yapı, Londra'nın Hyde Park'ında altı ay kaldı. Yarı saydam cam takviyeli plastikten yapılmış oval bir kabuk — altında yeryüzünden taşınmış kaya yığınları. Yapı kuruluşuyla yıkımı arasında o kadar kısa bir süre kapladı ki fotoğrafları kaldı, mekânın kendisi değil. Ama şu soru kaldı: bir yapı, kalıcı olmaması için mi bu denli dikkatli tasarlanırdı?

Smiljan Radić Clarke, Mart 2026'da Pritzker Mimarlık Ödülü'nü kazandı. Jürinin açıklaması dikkat çekici bir ifade içeriyordu: 'Geçici, dengesiz ya da kasıtlı olarak bitmemiş görünen yapılar — neredeyse yok olmak üzereymiş gibi — ama aynı zamanda yapılandırılmış, iyimser ve sessizce neşeli bir sığınak sunuyor.' Bu betimleme, mimarlık ödülü metinlerinde sık rastlanan 'anıtsal' ve 'kalıcı' vurgusundan bilinçli bir sapma.

Kaya, Beton, Dokunmama

Santiago'dan Şili'nin kıyı şeridine yayılan yapılarına bakıldığında, Radić'in malzeme seçiminde bir kural beliriyor: doğayla yarışmak yerine, yapıyı doğanın devamı olarak okutmak. 2005'te tamamladığı Pite Evi, kayalık kıyı zeminine gömülü kalın beton istinat duvarlarıyla, insan eliyle yapılmış olduğu belli olmayan bir yapı. Teatro Regional del Biobío ise tersi bir kural işliyor: Biyobío nehrinin kıyısında belirgin, gece dışarıya ışık sızan saydam bir cephe. Ama bu belirginlik bile bir hafifliği taşıyor — bir konser salonu binası değil, bir sahne görevi gören bir kıyı lambası gibi duruyor.

Radić'in üzerine çalışma yürüten mimarlar ve eleştirmenler için en çetrefilli mesele şu: yapıları güzel fotoğraflanıyor, ama güzel fotoğraflanmak için tasarlanmamış. Mekânın içinde olmak, dışarıdan ya da ekrandan bakışla ciddi biçimde ayrışıyor. Bu, çağdaş mimarlık gündeminde giderek acil bir soru: bir yapının gerçekliği fotoğrafik temsilden kopmaya başladığında, o temsilin pazarladığı ödüller neyi ödüllendiriyor?

Latin Amerika'nın Beşinci Pritzker'i

Radić, Latin Amerika'dan Pritzker alan beşinci mimar. Bu sayım hem bir gelişme hem bir eleştiri vesilesi. Pritzker'ın 47 yıllık tarihinde coğrafi genişleme gerçek bir ilerlemeyi mi yansıtıyor, yoksa küresel sirkülasyondaki Batı merkezli ağların zaman zaman dışarıdan onay arayışı mı? Bu soruyu sormak, Radić'in yapılarının değerini düşürmez — ama ödülün kendi tarihini de görünür kılmak gerekiyor.

Şili'den bir mimarın bu ödülü alması, İstanbul'daki mimarlık tartışmaları açısından da düşündürücü. İstanbul'un son on yılında 'dünya mimarisi' adına yapılan cam kule saldırısı yerel coğrafyayı ve bağlamı görmezden gelirken, Radić beton ve kayayla tam tersini yapıyor: yapı, toprağı anlattığı için var. Bu, İstanbul'daki güncel yapılaşmanın nasıl bir soruyu yanıtsız bıraktığını netleştiren bir kontrast.

Ödül töreni Mart ayındaydı; yapılar ise her zaman yerinde. Pritzker, Radić'i dünyaya tanıttı — ama zaten Londra, Venedik ve Santiago'da insan onun kavramsal tuhaflığını kendi ayağıyla aramak için geliyor. Bu fark, bir mimarın başarısı için belki de tek anlamlı ölçü.

  • pritzker
  • mimarlik
  • smiljan-radic
  • sanat-kulture
  • sampiyonluk