VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Kültür

Çeviri Bir Köprü Değil, Yeniden Yazımdır: 'Taiwan Travelogue'

Yang Shuang-zi'nin 1930'lar sömürge Tayvan'ını anlatan romanı, 19 Mayıs 2026'da Uluslararası Booker ödülünü kazandı. Mandarin Çincesinden ödül kazanan ilk yapıt. Ama asıl öykü ödül değil, çevirinin kendisi.

· Sanat ve Kültür Editörü · · 2 dk okuma
Ahşap okuma masasında açık bir kitap ve kitaplık arka planı

19 Mayıs 2026'da Tate Modern'de düzenlenen törenle Uluslararası Booker Ödülü, Yang Shuang-zi'nin 'Taiwan Travelogue' romanına verildi. Çeviriyi Lin King yaptı. Mandarin Çincesinden ilk kez bir roman bu ödülü alıyor; bu istatistik bir kırılım, ama kitabın kendisi bu kırılımdan çok daha karmaşık.

'Taiwan Travelogue', 1930'ların Japonya kontrolündeki Tayvan'ında geçiyor. İki kadının yemek seyahati üzerine kurulu bir roman; ama 'üzerine kurulu' ifadesi yanıltıcı. Seyahat, sömürge otoritesiyle, kadın bedeniyle, tarih yazımıyla ve dilin kendisiyle sürekli hesaplaşıyor. Romanın Mandarin Çincesinde yayımlanan ilk baskısı 2020'ye ait; Lin King'in İngilizce çevirisi 2024'te yayımlandı.

Yapı ve Dipnot Oyunu

Kitabın yapısal tuzağını anlamak gerekiyor: birden fazla çevirmen sesi var içinde, hem gerçek hem kurgusal. Dipnotlar ve sonsözler metnin kendisiyle çelişiyor, birbirini doğruluyor, bazen ikisi de yanlış çıkıyor. Bu tercih saf bir postmodern oyun değil — sömürge döneminde bir ülkenin dilini, tarihini ve hafızasını kimin yazdığına dair somut bir yorum. Güç, metni de çevirmenin önünde biçimlendiriyor.

Jüri başkanı Natasha Brown, kitabı 'hem bir aşk romanı hem keskin bir sömürge sonrası metin' olarak nitelendirdi. Bu ikili tanım doğru ama eksik. Kitap aynı zamanda, bir çevirinin bir özgün metinle aynı hak ve sofistikasyona sahip olabileceğinin; hatta özgün metni aşabilecek bir anlam katmanı taşıyabileceğinin savunması. Lin King bu fırsatı kullanmış: çeviri, bir ayna değil yeni bir pencere.

Türkiye'deki okuyucu için bu romanı başka bir boyutu da var. Sömürge döneminde bir toprak parçasının dili, mutfağı ve hafızası üzerinden yazılmış bir roman; bu söylemin Türkçe edebiyattaki karşılıklarını düşünmek kaçınılmaz. Küçük milliyetler, egemen imparatorluklar, kayıp tarihler — bu temalar burada Tayvan üzerinden konuşuluyor, ama rezonans çok daha geniş.

Romanın Türkçeye çevrilip çevrilmeyeceğini bilmiyorum. Booker etkisi büyük piyasalarda daha güçlü çalışır ve Mandarin Çincesinden Türkçeye direkt çeviri baskıları az. Bir aracı dil üzerinden çevrilirse — İngilizceden ya da Japonca üzerinden — Lin King'in kattığı anlam katmanlarından ne kadarı taşınır? Bu, yalnızca 'Taiwan Travelogue' için değil, her çevirinin içindeki kayıp için geçerli bir soru.

Booker'ı kazanan romanların çevresinde oluşan atmosfer — medya ilgisi, okuma grupları, kitabevlerinin vitrine koyması — bir kitabı eserden simgeye dönüştürme riski taşıyor. 'Taiwan Travelogue' bu riski taşımaya yetecek kadar güçlü. Ama asıl istediğim, ödülün uğultusu geçtikten sonra da okunmaya devam etmesi. Çünkü dipnotlarında saklı olan, yüzeysel bir sezonda kaybedilebilecek kadar ince.

  • edebiyat
  • booker-odulu
  • ceviri
  • tayvan