Yat & Denizcilik
Türkiye Yat İhracatı Yüzde 79 Büyüdü — Bu Rakamın İçinde Ne Var?
2026 ilk çeyrekte Türkiye'nin yat ve gemi ihracatı 585 milyon dolara ulaştı. Norveç birinci alıcı. Ama büyümenin coğrafyası Bodrum'un ahşap tersanelerini temsil etmiyor.

Bir ihracat rakamı açıklandığında, sayının içinde ne olduğuna bakmak gerekir. Türkiye'nin 2026 yılı ilk çeyreğinde yat ve gemi ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 78.6 büyüyerek 585 milyon dolara ulaştı. Türk tersaneleri için dikkat çekici bir ivme. Ama hangi tersaneler?
Türk Loydu verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 24 metre üzeri yat üretiminde dünya sıralamasında ikinci konuma oturdu. 146 aktif proje, küresel flotanın yüzde 5.9'unu oluşturuyordu. Norveç bu dönemde en büyük alıcı pazar oldu: 183.6 milyon dolar. Ardından Malta 77.4 milyon, İngiltere ve Fransa 68'er milyon dolar.
Kuzey Avrupalı alıcıların Türk tersanelerine yönelmesi tesadüf değil. Bu tersaneler artık uluslararası standartta denetleniyor, teslim süreleri rekabetçi ve maliyet avantajı hâlâ geçerli. Alüminyum ve çelik gövde üretiminde Hollanda ve Almanya tersaneleriyle gerçek anlamda kapışabilir düzeydeler.
Ama burada bir ayrım yapmak gerekiyor. Bu büyümenin ağırlığı, modern kompozit ve metal fabrikalarda üretilen motor yatlarında. Geleneksel ahşap gulet üretimi — Bodrum ve Marmaris'in zanaat mirası — bu tabloda görünür büyüklükte değil. Büyüyen Türkiye yat endüstrisi ile Güvendiren'in çırak ekolünden beslenen ahşap tersane geleneği arasındaki mesafe bu rakamlarla kapanmıyor, aksine genişliyor.
Türk Loydu'nun 2030 hedefleri arasında alternatif yakıtlı tekne üretiminde liderlik var; 2026'ya kadar elektrik ve hibrit üretimine geçiş planlanıyor. Bu yol, sektörün gitmek istediği yeri gösteriyor: yukarı, hızlı, büyük. Uluslararası yat piyasasında bir oyuncu olarak kalabilmek.
Ben bunu ne kutlarım ne de eleştiririm. Türk tersaneciliği büyüyor ve iyi iş çıkarıyor — bunu teslim etmek gerekiyor. Ama aynı anda şunu da söylemeliyim: Bodrum'daki ahşap tersanelerin bilgisi, hangi ihracat istatistiğine girdiğine bakılmaksızın ayrıca korunması gereken bir miras. Bu iki şey birbirinin rakibi olmak zorunda değil — olmamalarını sağlamak, bir politika tercihi.
Heesen'in bu yıl suya indirdiği Sophia ilginç bir not: 50 metrelik alüminyum gövdesiyle sadece 2.1 metre draft çekiyor. Büyük teknenin giremediği sığ körfezlere, küçük koylara erişmek bu. İnce bir mühendislik tercihi. Türk tersaneleri bu yönde ürün geliştirirse, Ege ve Akdeniz pazarında ayrı bir kapı açılır — bu seferlik doğru yönde.