VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Yat & Denizcilik

Bodrum'un Gulet Ustaları: Ziya Güvendiren'den Bu Yana Kalan Şeyin Hesabı

Tik, maun ve iroko arasında usta elden çırağa bir tekne bilgisi aktarıyor. Bu aktarımın ne kadar süreceği belirsiz.

· Yat Editörü · · 2 dk okuma
Bodrum geleneksel gulet tersanesinde yapım aşamasındaki ahşap tekne, maun kaburga strüktürü ve tersane aletleri

Bir gulet tersanesinde çalışan ellere baktığınızda, o ellerin hangi strüktürü bildiğini görebilirsiniz. Maun tahtasını kesmeden önce dakikalarca tutan bir usta, sadece ölçü almıyor — ağacı dinliyor. Nerede nasıl oturacağını, nem almış mı, lif yönü sapıyor mu. Bu dinleme pratiği okul kitaplarında yok; çıraklık yıllarının içinde öğretiliyor ve her nesil geçişinde bir şeyler kayboluyor.

Bodrum'un gulet inşaat kültürü Türkiye'nin en köklü denizcilik miraslarından biridir. Geleneksel iki ya da üç direkli ahşap gövdeler, tik, maun ve iroko gibi dayanıklı ağaçlardan yapılıyor; her tekne dokuz ile on iki ay arasında tamamlanıyor. Elektronik kesim araçları tersanelere girmiş, ama temel yöntemler değişmemiş.

Bu bilginin aktarım merkezi uzun yıllar boyunca tek bir isimdi: Ziya Güvendiren. Bodrum'un usta tekne yapımcısı olarak anılan Güvendiren, bugün çalışan ustalar kuşağını yetiştirdi. O ustalar şimdi kendi çıraklarını yetiştiriyor — ya da yetiştirmeye çalışıyor.

Sorun şu: Gençler tersaneye gelmiyor. Turizm sektörünün daha görünür, daha çabuk kazandıran işleri var. Ahşap gövde yapımının gerektirdiği uzun çıraklık dönemi, geçim hesabıyla uyuşmuyor. Endüstri de başka bir yönde büyüyor: Bodrum tersaneleri artık epoksi lamine ahşap, kompozit çelik ve alüminyum gövdelere de yöneliyor. Küresel rekabet bunu zorluyor.

Geleneksel gulet inşası neden önemli? Çünkü bu tekneler Türkiye'nin mavi yolculuk kültürünü taşıdı onlarca yıl boyunca. Ahşap omurga ile deniz arasındaki o eski müzakere, bugünkü plastik ve fiber gövdelerde farklı bir dil konuşuyor. Ben bu farkı tersanede hissettim: bir maun gövdeye vurduğunuzda çıkan ses, fiberglas bir tekneye vurduğunuzda çıkan sesten bambaşka. Biri yankılanır, öbürü susar.

Su indirme törenlerinde bir gelenek var: ağır gövde, makaraların üzerinde, yoğrulmuş donyağıyla yağlanmış tahtaların üzerinden kaydırılarak denize iner. Bütün tersane buna ortak olur — kimi zaman bütün mahalle. Bu sahne birkaç on yıl içinde belgelenmezse, sadece bir üretim tekniği değil, kolektif bir duyarlılık yok olacak.

Türkiye 2025 yılında 146 proje ile 24 metre üzeri yat üretiminde dünyada ikinci sıraya yerleşti. Bu rakam ihracat verilerinde parlak görünüyor. Ama bu büyümenin kaçı Bodrum'daki ahşap tersanelere geliyor, kaçı modern kompozit fabrikalara? O soruyu soran çok az insan var. Ve cevap, bu iki farklı üretim geleneğinin kaderini belirlemeye devam ediyor.

  • gulet
  • bodrum-tersanesi
  • turk-denizciligi
  • geleneksel-ahsap-tekne
  • zanaat