Stil
Michael Rider Celine'de Üçüncü Sezonda: Gösteri Değil, Değişen Yürüyüş
Hedi Slimane'nin ardından Celine'i devralan Michael Rider, SS27 koleksiyonunu Paris Moda Haftası'nın son günü kapatacak. Üç sezon içinde ne kuruldu, ne hâlâ inşa ediliyor?

Bir marka yeni bir kreatif direktörle tanışırken iki soru sorulur. Birincisi: kim olduğunu biliyor mu? İkincisi: o kimliği giysiye çevirebiliyor mu? Hedi Slimane'nin 2024 sonunda ayrılmasının ardından Celine'e geçen Michael Rider şimdi SS27 koleksiyonuyla üçüncü soruya geliyor: birikebiliyor mu?
Birikebilmek, moda dünyasının en zorladığı şeydir. Bir tasarımcıya iki sezon verilir, ardından kararlar oluşur. Rider'ın baskısı daha da yoğun: Slimane'nin Celine'i, on yılı aşkın bir süre boyunca son derece belirgin bir estetik dilini o kadar güçlü kazıdı ki marka imajı neredeyse onunla özdeşleşti. Rock-and-roll minimalizm, siyah, çok ince siluetler, genç enerji. Rider bunları silmeden kendini kurmak zorunda.
Rider'ın Cevabı: Hacim, Renk, Bireysel Okuma
SS27 koleksiyonunun henüz tamamı kamuoyuyla paylaşılmamış olsa da Rider'ın iki sezonluk çalışmasından bir dil okunabiliyor. FW26'daki çok odalı butik sunumda —klasik defileyi değil, kumaşa dokunmayı tercih eden bir formatta— tailoring giysilerin yanı sıra geniş kesimli pantolon ve deri aksesuarlar öne çıktı. Rider, Slimane'nin dar çizgisinden ayrıldığını volume'le ilan etti.
SS27 için beklenen silüetler arasında kesim kick-flare pantolonlar, geniş kenarlı bowler şapkalar ve hacimli deri atkılar var. Bu parçalar hem Rider'ın bireycilik okumasıyla örtüşüyor hem de Celine'in giysi olarak 'nasıl yürütüldüğünü değiştirebileceği' fikriyle. Rider'ın kendi ifadesiyle: iyi bir kıyafet, günü ve yürüyüşü değiştirir. Bu basit bir cümle ama altında tutarlı bir bakış var — kıyafetin işlevi psikolojik.
Michael Rider'ın en cesur kararı ise belki de Paris'te SS27 koleksiyonunu sezonun son günü —28 Haziran'da— sunmak. Hafta boyunca biriken haberlerin gürültüsü çökmüşken, editörlerin bitkinliği çökmeye yakınken, bir tasarımcı o boşluğa giriyor. Kapanış slotuyla ne demek istediğini anlıyorum: 'Gösteri yapmıyorum, biriktiriyorum.'
Rider, Celine'i devralmak yerine yerleşiyor. Üç sezon bu farka yeterli kanıt olmak için az — ama yeterince açık bir niyet sinyali vermeye yetiyor.
Gölge mi, Zemin mi?
Slimane'nin gölgesi hâlâ burada. Bu kaçınılmaz. Ama gölge ille de engel değil; bazen zemin işlevi görür. Rider'ın Celine'i, o güçlü estetik mirasın üstüne yeni bir doku inşa ediyor — silerek değil, katman ekleyerek. Bunun işe yarayıp yaramadığını anlamak için 28 Haziran'ı beklemek gerekiyor.
Şimdiye dek Rider'ın en isabetli kararı, gösteri mekânı ve zamanıyla kurduğu bu ölçülü ilişki oldu. Büyük bir sahneye çıkmak yerine, önce yakın mesafede —az sayıda, seçilmiş gözlemciye— işini gösterdi. Paris hafta programının sonuna kaldı. Bu tercihler keyfi değil: bir tasarımcının sesini bulmak için aldığı süredir. Rider'ın Celine'i henüz tam biçimini almadı. Ama nereye gittiğini biliyor gibi görünüyor.