Sanat & Kültür
Salzburg'da Duyulmamış Carmen: Currentzis, Grigorian ve Bizet'nin Kestirdiği Parçalar
26 Temmuz'da Grosses Festspielhaus'ta perde açılıyor. Teodor Currentzis sahneye Bizet'nin 1875 prömiyeründen önce kestirilen bölümlerle basıyor — ve Asmik Grigorian Carmen'i soprano sesiyle okuyor.

Opera tarihinde az yapıt Carmen kadar tanınık hale gelmiştir — ve az yapıt bu kadar tanınmışlıktan bu derece zarar görmüştür. Habanera dünyanın en çok çalınan melodilerinden biridir; ama bu yaygınlık, eserin aslında ne söylediğini katman katman gömmüştür. Salzburg'un 26 Temmuz prömiyeri bu katmanlardan birini, hem de en eskisini açıyor: Bizet'nin bizzat kestirdiği parçaları.
Georges Bizet, Carmen'i 1875'teki Paris prömiyerinden önce ağır baskıyla budadı. Opéra-Comique yönetimi polifonik koro sahnelerini fazla karmaşık, bazı rolleri fazla belirsiz buldu; Carmen'in giriş aryası dahil pek çok bölüm kısaltıldı ya da değiştirildi. Bizet o prömiyerden üç ay sonra, kırk altı yaşında öldü. Geriye kalan versiyon prova sürecinin müdahaleli hâliydi; herkesin bildiği Carmen budur. Bärenreiter Verlag'ın yeni eleştirel edisyonu bu kesilen pasajları kapsamlı biçimde bir araya getirdi. Teodor Currentzis Salzburg'a bu edisyonla geliyor.
Neden şimdi ve neden Currentzis
Currentzis tartışmalı bir figür — Rus-Yunan asıllı, şu anda Utopia orkestrası ile çalışan ve her sahneye provokasyon potansiyeli taşıyan biri. Müzisyenliği ciddiye alınıyor; ama bu ciddiyetin üstüne siyasi bağlamlar da biniyor. Müzikal argüman bu kez somut: Bärenreiter edisyonunun dünya prömiyeri için Currentzis'i seçmek, festivalin hem metin otoritesini hem risk iştahını aynı anda işaret eden bir tercih. Prodüksiyonu yöneten Gabriela Carrizo, Belçika merkezli Peeping Tom dans kolektifinin kurucusu — koreografi ile sahne yönetmenliğini birleştiriyor. Bu, Carmen'i beden dili üzerinden okumanın en radikal yollarından biri.
Asmik Grigorian'ın adı ayrı bir tartışmayı açıyor. Carmen geleneksel olarak mezzo-soprano rolüdür; Grigorian soprano. 2018'de Salzburg'un Traviata prodüksiyonunda yarattığı etkiyi hatırlayanlar bu seçimin ne anlama geldiğini hemen kavrar. Grigorian'ın sesi karanlıktan ziyade parlaktır — ama Carmen'e ait o tehlikeli yerçekimi duygusu için bu mutlak bir engel değil. Tam aksine, tanıdık bir rolü ses renginden değil yorumdan kurmaya zorlar. Jürinin zihninde yerleşmiş 'mezzo Carmen'in tek doğru Carmen' varsayımını bu kastingün kendisi sorgular.
Sezonun bağlamı: Panorama of Love
Salzburg 2026'nın teması 'Panorama of Love' — ve Carmen bu çerçevede alınabilecek en sahici karar. Çünkü Carmen'deki aşk bir tema değil, bir güç ilişkisi haritasıdır. Don José'nin özgür bir kadını öldürmesiyle biten hikâye bugün başka bir ağırlık taşıyor. Festivalin diğer büyük prömiyeri Maxime Pascal'ın yönettiği Messiaen'in Saint François d'Assise'i — saate vurunca sekiz buçuk saat süren inancın operası. İki yapıt bir arada düşünüldüğünde sezon garip biçimde tutarlı: ikisi de ölüm ve beden etrafında dönüyor, ikisi de zaman algısını zorluyor, ikisi de bildik olanı yabancılaştırıyor.
Canlı performansın kaydedilmiş olandan farklı bir şey olduğuna inanıyorum — ve bu fark en çok bu tür prodüksiyonlarda hissedilir. Grosses Festspielhaus'un akustiği, Utopia orkestrasının Currentzis'le kurduğu o gergin dinamik ve Grigorian'ın sahne varlığı bir arada ne üretir, bunu Temmuz sonunda görmek gerekecek. Ama şimdiden söylenebilecek şu: Carmen yeniden yazılmıyor — sadece kesilen bölümleri geri getiriliyor. Bu, yeterince kışkırtıcı.
Sekiz gösteri 26 Temmuz'dan itibaren arka arkaya sahneye çıkacak. Prodüksiyon muhtemelen kayıt ya da yayın platformlarına da ulaşacak. Yine de bir kaydın neyi aktarabileceği sorusu burada özellikle keskin: Bizet'nin kesilen aryaları ilk kez duyulduğunda, o anın geri döndürülemezliği tam da konser salonunun meselesidir.