VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Kültür

Pierre Huyghe Riehen'de: Solunum Veren Bir Organın Karşısında

Fondation Beyeler'in bu yaz Huyghe'ye ayırdığı sergi, bir retrospektif değil — ziyaretçiyi zamansız bir eşiğe çeken site-specific bir bütün.

· Sanat & Kültür Editörü · · 2 dk okuma
Fondation Beyeler galerisinde Pierre Huyghe sergisinden bir oda, ziyaretçi ortada durmuş

Fondation Beyeler'e girerken bilmeniz gereken tek şey şu: bu sefer sizi bekleyen yapıtlar değil, yapıtların bir parçası olacaksınız. Pierre Huyghe'nin 24 Mayıs'ta açılan ve 13 Eylül'e kadar Riehen'de kalacak sergisi, galerinin mimarisini ve içindeki her varlığı — dâhil sizi — kendi bileşenlerine dönüştürüyor. Küratörler Mouna Mekouar ve Anne Stenne buna "soulscape" diyor: çok katmanlı zamanların, seslerin ve hâllerin oluşturduğu bir iç dünya.

İlk salondan itibaren yön duygunuz kayıyor. Huyghe'nin bu sergi için ürettiği Apnea (2026) adlı yapıt, insan ritmiyle nefes alan yapay bir organ — ve bu nefes titreşim olarak galeri duvarlarına yayılıyor. Ses değil titreşim; kulaktan değil, zemin ve beden yoluyla algılanan bir şey. Yanında durmak, bir kalp atışının içine girmek gibi. Ayakta duran bir gözlemci olarak o an çözülüyorsunuz: içeride mi, dışarıda mı olduğunuzu bilmiyorsunuz.

Bir Sergi Değil, Bir Döngü

Huyghe, kavramsal ile duyusal arasındaki mesafeyi — sanatın en çok zorlandığı bu mesafeyi — defalarca kat etmiş bir sanatçı. Ama burada farklı bir şey var: sergi, birbirinden bağımsız yapıtların bir arada gösterildiği bir düzenleme değil. Her yapıt bir sonrakinin koşulunu üretiyor. Alchemy (2026), solunum veren organdan gelen titreşimleri alan bir solucan — bu solucanın yaydığı sesler ise Adversary (2026) adlı zihinsel yeniden-inşa kapısını besliyor. Bir bütünden söz etmek bile eksik kalıyor; daha çok bir döngü, kendi kendini besleyen bir süreç.

Bunu yazan biri olarak şunu itiraf etmeliyim: Huyghe'nin filmlerini ve önceki sergilerini biliyordum, ama Liminals (2025) adlı filmi buradaki bağlamında izlemek bambaşka bir deneyim. Yüzü olmayan insansı figür zaman-dışı bir boyutta var olmaya çalışıyor — bu anlatı, etrafındaki nefes alan organ, yaşayan solucan ve makine öğrenmesiyle üretilen kapıyla birleşince kurgu ile biyoloji arasındaki sınır bulanıklaşıyor. Bir film izlemiyorsunuz; bir sistemin içindesiniz.

İsviçre'deki ilk büyük solo sergisi olması, Huyghe için neden bu kadar geç geldi sorusunu da doğuruyor. Paris doğumlu sanatçı, 2002 Documenta'sından 2017 MoMA'sına kadar büyük kurumsal gösterimlerini ağırlıklı olarak Almanya ve ABD üzerinden kurdu. Fondation Beyeler'in bu seçimi, kurumun son yıllarda yaşayan sanatçılara yönelen cesur programına eklemleniyor — ve koleksiyonun tarihsel ağırlığını çağdaşla dengeleme çabasının en net işaretlerinden biri oluyor.

Beyeler'de Huyghe'nin sorusu tekil bir yapıtla değil, mekânın kendisiyle konuşuyor: ziyaretçi bir izleyici değil, bir bileşen.

Maker of Time (2026) ve Dust of Light (2026) adlı yapıtlar serginin son salonlarında yer alıyor. Işığı ve zamanı somut bileşenlere dönüştürme iddiası — bu cümleyi yazmak çok kolay, yaşamak çok zor. Ama Huyghe bir iddiayla değil, bir soruyla bitiyor: içinden çıktığınızda değişti mi bir şey? Kimi ziyaretçi için cevap hayır. Ama bir yapıt yanında beklemenin gereğine inanan biri olarak, ben en az yirmi dakika ayakta kaldım. Bekçiler gerginleşmedi; Beyeler'de bu tür ziyaretçilere alışkınlar.

Sergi 13 Eylül'de kapanıyor. Yaz sonuna kadar Riehen'e uğramanın bir yolu varsa, bu sergiyi takviminizin geri kalanından ayırmanızı öneririm — yalnızca görmek için değil, içinde vakit geçirmek için.

  • pierre-huyghe
  • fondation-beyeler
  • cagdas-sanat
  • site-specific