Sanat & Kültür
Frieze London 2026: 'The Code Universe' ve Sanatın Kitle Kültürüyle Hesaplaşması
14–18 Ekim tarihleri arasında Regent's Park'ta açılacak fuarın bu yılki küratöryel ağırlık merkezi, Carol Yinghua Lu'nun yönettiği 'The Code Universe' bölümü. Gündelik nesne, tüketim imgesi ve medya akışı — sanat bunların içinden nasıl bakar?

Frieze London her yıl Ekim ortasında şehre yayılır ve galericiler, koleksiyonerler, küratörler ile birlikte bir haftalık bir enerji yarısı başlar. Bu yıl fuar 14–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Regent's Park'ta, 172 galeri ve 138 Frieze Masters katılımcısıyla, 48 ülke ve bölgeden yaklaşık 300 galerinin katıldığı bir edisyon olacak. Rakamlar değişmiyor gibi görünse de asıl soru her zaman şu: fuarın küratöryel çerçevesi bu yıl nereye bakıyor?
2026'nın yanıtı 'The Code Universe' bölümünde. Carol Yinghua Lu — Pekin'deki Inside-Out Art Museum direktörü ve 2027 İstanbul Bienali'nin ortak küratörü — bu bölümü 1980'lerin ortasından bugüne uzanan kuşakları kesen bir çerçevede tasarladı. Tema: sanatçılar kitle kültürüne, tüketim nesnelerine ve medya akışlarına nasıl yanıt veriyor?
Bir Küratörün Sorusu: Kodu Kim Yazıyor?
'The Code Universe' bölümünde yer alan isimler birbirinden farklı coğrafyalardan geliyor: Carolyn Lazard (Trautwein Herleth galerisi aracılığıyla), Nikita Kadan, Selma Selman (acb Gallery, Budapeşte), Shinro Ohtake (greengrassi & Take Ninagawa). Bu seçkinin arka planında genç galerilerin ağırlığı da dikkat çekiyor: Soho merkezli ve 2024'te kurulan TINA, Endonezya'dan Nonfrasa, Ukrayna'dan Voloshyn Gallery. Lu'nun küratöryel dili kurumsal büyüklükten değil coğrafi ve kuşak çeşitliliğinden güç almayı tercih ediyor.
Bu tercihin içsel bir gerilimi var. Frieze, müzayede evlerinin büyük koleksiyoner ağlarından beslenirken fuarın içinde böyle bir bölüm kurmak, sistemin kendi kendini sorgular biçimde düzenlemesi anlamına geliyor. Lu'nun çerçevesi — sanatçıların kitlesel imgelerle nasıl hesaplaştığı sorusu — fuarın ticari dokusunun tam ortasında duruyor. Galeri stantları arasında 'tüketim kültürünü sorunsallaştıran' bir bölümün varlığı, hem bir entelektüel katman hem de kaçınılmaz bir ironi.
Artist-to-Artist: Dördüncü Edisyonda Ne Değişti?
Frieze London'ın Artist-to-Artist bölümü bu yıl dördüncü edisyonuna ulaşıyor ve formatı basit ama işlevsel: önde gelen sanatçılar, kendilerinin seçtiği bir başka sanatçının solo sunumunu destekliyor. 2026'da bu rolü üstlenenler Firelei Báez, Jeffrey Gibson, Louise Giovanelli, Ayoung Kim, Otobong Nkanga, Gala Porras-Kim ve Yinka Shonibare. Yedi nominator, yedi solo sunum — geçen yılın altısından bir artış.
Bu format her yıl tartışılan bir soru doğuruyor: sanatçı nominasyonu gerçekten 'keşif' mi, yoksa zaten birbirleriyle bağlantılı olan bir ağın kendi içinde dönmesi mi? Frieze bu soruyu hiç cevaplamıyor; bölümün devamlılığı ise formülün en azından satın alındığını gösteriyor. Ama nominator listesinin çeşitliliğine bakıldığında — coğrafi, jenerasyonel ve estetik olarak — bölümün kör bir network etkisiyle işlemediği de söylenebilir.
Bir fuarın içinde tüketim kültürünü sorgulayan bir bölüm kurmak hem entelektüel bir katman hem kaçınılmaz bir ironi — ama bu ikisi birbirini dışlamıyor.
Frieze London bu yıl 'altı kıtanın diyaloğu' retoriğiyle açılıyor. Bu retorik tanıdık — her büyük fuar coğrafi çeşitliliği öne sürer. Ama 'The Code Universe'ün küratöryel sorusu o retoriğin biraz daha derine inmesini sağlıyor: kitle kültürü evrensel bir dil mi, yoksa kimin ürettiğine göre değişen bir kod mu? Ekim'de Regent's Park'ta bu sorunun somut yanıtları vitrinlerden bakacak.
Frieze Week'te sanat dünyasının dikkatini çeken şeyin büyük galerilerin standları olduğu gerçek. Gagosian, Hauser & Wirth, Pace, White Cube, David Zwirner — bunlar her yıl fuarın görsel ağırlığını taşıyor. Ama fuarın uzun vadede hatırlanan kısmı çoğunlukla küratöryel programın içinden çıkıyor. 2026'nın 'The Code Universe' bölümünün o hafızaya girip girmeyeceğini Ekim'de göreceğiz.