VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Kültür

Nilbar Güreş Venedik'te: «Gözlerinizden Öperim» Bir Mektup Gibi Açılıyor

Türkiye Pavyonu'nda «A Kiss on the Eyes» — Nilbar Güreş'in büyük ölçekli heykel ve enstalasyonlarla örülü sergisi, bir selamlama jestini siyasi bir dile dönüştürüyor.

· Sanat & Kültür Editörü · · 2 dk okuma
Arsenale'de büyük sanayi salonunda yerleştirilmiş çağdaş heykel enstalasyonu

Türkçede bir mektup, bir konuşma, hatta kısa bir mesaj «gözlerinizden öperim» diye bitirebilir. Nezaket kalıbı gibi görünen bu kapanış, aslında tuhaf bir göz teması kurar: uzaktan dokunan, bedenin hassas noktasına yönelen, hem güç hem kırılganlık barındıran bir jestir. Nilbar Güreş bu basit ifadeyi 61. Venedik Bienali için Türkiye Pavyonu'nun başlığına taşıdı — A Kiss on the Eyes — ve altını şu soruyla doldurdu: Bakımı, sanat bir nesneye nasıl dönüştürür?

Arsenale'de Açılan Uzay

Pavyon Arsenale'de konuşlanıyor. Güreş, burada büyük ölçekli heykel ve enstalasyonlardan oluşan yeni üretimler ve mevcut işlerinden bir seçki sunuyor. Yapıtlar zemine yakın yerleştiriliyor — yaslanmış, asılmış, hovering. Küratör Başak Doğa Temür'ün tarifiyle sergi, doğrusal bir anlatı yerine mekânsal ilişkiler üzerinden açılıyor. Bunun pratik karşılığı şu: ziyaretçi bir yerden bir yere ilerlemiyor, etrafında genişleyen bir his alanına giriyor.

1977 doğumlu Güreş, Kürt ve Türk kökenli; Napoli, Viyana ve İstanbul arasında yaşıyor. Fotoğraf, video ve kolaj pratiğinden son yıllarda heykel ve üç boyutlu formlara genişleyen sanatçının işleri yerinden edilme, ırkçılık, cinsiyet ve aidiyet meselelerini ele alıyor. Ama bu temalar Güreş'in elinde ağır bir çantaya dönüşmüyor — daha çok, gündelik bir jeste yüklenen anlam gibi taşınıyor.

Bir Selamlama ve Bir Eleştiri

Sergi bir ulusal marş gibi değil; dürüst, sofistike bir eleştiri gibi geliyor — küresel sanat dünyasının sıklıkla uyguladığı emperyalist baskılara karşı.

Bienal, In Minor Keys başlığı altında — Koyo Kouoh'un posthumous küratöryel vizyonuyla — küçük tonları büyük anlatıların önüne geçirmeyi deniyor. Güreş'in sergisi bu temaya kolayca uymayı reddediyor; uyum yerine bir tür içten güç yönlendiriyor. A Kiss on the Eyes, küresel sanat sahnesinin Türk, Kürt ya da Orta Doğulu sanatçılardan beklediği «egzotik perspektif»i karşılamıyor. Bunun yerine bakımı, dili ve bedensel deneyimi öne çıkarıyor.

Aralık 2025'ten Mart 2026'ya kadar İstanbul'da heykeltraşlar, demirciler, terziler ve zanaatkârlarla yürütülen yoğun kolaboratif bir sürecin ürünü olan yapıtlar, tek el yerine çoğul el izini taşıyor. Bu tercih tesadüf değil; Güreş'in pratiğinde dayanışma hem içerik hem yöntem.

Türkiye'nin Bienaldeki Yeri

İKSV koordinasyonuyla gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu temsili son yıllarda hem yerel hem uluslararası sanatseverlerin dikkatini çeken adımlar attı. Güreş'in seçimi — Batı sanat dünyasında tanınan, ama Türkiye'nin çelişkili kültürel alanında da köklü olan biri — özenle düşünülmüş görünüyor. Ne tam anlamıyla «içeriden», ne de yalnızca diaspora sesi. Sergi 9 Mayıs - 22 Kasım 2026 tarihleri arasında açık.

Venedik'e gidenler için pratik bir not: Arsenale'nin hacmi kalabalık dönemlerde nefes kesici olabilir. Güreş'in yapıtları zemine yakın ve sessiz bir ritimle var olduğundan, en iyi sabah erken ya da geç öğleden sonra — insan azken — deneyimleniyor.

  • nilbar-gures
  • venedik-bienali
  • turkiye-pavyonu
  • heykeltraslik
  • iksv
  • 2026