VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Kültür

Tuğladan Çizgi: Lanza Atelier'in Serpentine Pavyonu ve Bir Bahçe Geleneğinin Anatomisi

Mexico City merkezli Isabel Abascal ve Alessandro Arienzo, 2026'nın Serpentine komisyonunu açık hava mimarlığının en eski numaralarından biriyle kazandı: kıvrımlı duvar. Ama bu kez soru farklı.

· Sanat-Kültür Editörü · · 2 dk okuma
Kensington Gardens'ta kıvrımlı tuğla duvar detayı, gün ışığında

Serpentine'in yıllık pavyon komisyonu uzun süredir bir tür özgüven testine dönmüş durumda: galeri, her yıl adını henüz kimsenin bilmediği ya da henüz bu ölçekte düşünmediği bir mimara verir; mimar da üç aylık bir pencerede hem yapı üretir hem de bunun neden önemli olduğunu kamuoyuna anlatmak zorunda kalır. Bu çerçevede Isabel Abascal ve Alessandro Arienzo'nun seçimi sürpriz sayılabilirdi. Mexico City merkezli Lanza Atelier'in imzası uluslararası mimarlık çevrelerinde tanınmaya başlamış olsa da yirmi beşinci komisyon için ölçek açısından cesur bir tercihti.

Pavyon 6 Haziran'dan bu yana Kensington Gardens'ta açık. Başlığı 'a serpentine' — küçük harfle, sanki bir tarif gibi. Referansı doğrudan: crinkle-crankle duvar, İngiliz bahçe tasarımının on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllara ait bir çözümü. Tek sıra tuğladan yapılan bu kıvrımlı duvar, geometrisinin getirdiği yapısal direnç sayesinde düz bir duvara kıyasla çok daha az malzeme kullanıyordu. Bir mühendislik numarası, sıradan görünümlü ama içinde bir zekâ barındıran türden.

Galeri Cephesiyle Diyalog mu, Alıntı mı?

Lanza Atelier'in tasarımı iki duvardan oluşuyor: güney duvarı dalgalanarak pavyonun ana yaşam alanını çerçevelerken kuzey duvarı çevresindeki ağaç örtüsüne yaslanır gibi kıvrılıyor. Tuğla, bilinçli seçilmiş: Serpentine South Gallery'nin on dokuzuncu yüzyıldan kalma tuğla cephesiyle kurulan bu görsel devamlılık, pavyonun geçici olduğunu bile bile kalıcı bir gramere katılma isteğini yansıtıyor. Şeffaf çatı, sütunlar arasından süzülen hava ve gün ışığıyla birlikte mekan kapalı olmaktan çok bir toplanma alanına dönüşüyor.

Ama burada durup sormak gerekiyor: diyalog mu yapılıyor, alıntı mı? Serpentine komisyonları tarihsel olarak sürprizle ilerledi — Zaha Hadid'in ilk pavyonu (2000), SANAA'nın şeffaf çatısı, Peter Zumthor'un bahçesi, Selgas Cano'nun polimer filmi. Bunların her biri teknik ya da kavramsal bir süreksizlik içeriyordu; galeri tarihinin dışına çıkıyordu. Lanza Atelier ise tam tersini yapıyor: içeriye giriyor, var olan dille konuşuyor. Bu tutarlı bir tavır, ama Serpentine'in kendi tarihi açısından bir kırılma anına işaret edip etmediği ya da serinin hangi yöne gittiğini henüz bilmiyoruz.

Ekim'e Kadar Ne Kalır?

Pavyon 25 Ekim'e kadar açık. Yıkıldığında geriye tuğlaları kalacak — ya da belki kalmayacak, malzemenin akıbeti henüz netleşmedi. Serpentine'in geçici yapılara ait bu soruyu her seferinde daha ciddi sorması gerekiyor: bir pavyon yıkıldığında mimarlık nereye gider? Lanza Atelier'in crinkle-crankle duvarı, on sekizinci yüzyıldaki orijinalinin aksine bir bahçenin işlevsel parçası olmayacak. Kensington Gardens'a üç ay konuk olacak, sonra kaldırılacak. Bu geçicilik, belki de tasarımın kendisi kadar anlamlı.

Abascal ve Arienzo ile yapılan söyleşilerde tekrar eden bir kelime var: 'karşılaşma.' Mimarlar pavyonu bir toplanma alanı olarak tanımlıyor, kentsel hayatın merasim dışı momentlerine kıvrımlı bir sahne kuruyor. Bu niyeti küçümsemek istemiyorum — çünkü iyi bir toplanma alanı tasarlamak, şaşırtıcı bir geometri tasarlamaktan farklı bir beceri ve zaten Serpentine'in kamusal işlevi tam da bu. Ama 2026'nın pavyon tartışması bu soruyla başlıyor: kıvrım yeterli mi?

  • mimarlık
  • serpentine-pavilion
  • lanza-atelier
  • tasarım
  • londra