VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Kültür

Hockney'nin 90 Metresi: iPad Bir Plein Air Aracı mı?

Serpentine North'taki 'A Year in Normandie' sergisi 23 Ağustos'ta kapanıyor. Hockney'nin 220 iPad çizimiyle ördüğü bu friz, dijital tekniğin doğa gözlemine ne kattığı sorusunu somutlaştırıyor — ve yanıtı düşündüğümüzden daha karmaşık.

· Sanat ve Kültür Editörü · · 3 dk okuma
Serpentine North galerisinde duvar boyu uzanan iPad çizimi friz, Normandiya bahçesinin dört mevsimini canlı yeşil ve sarı tonlarla aktarıyor

Pandemi, nereye bakacağımıza karar verdi. Dışarısı yasaktı; pencere zorunluydu. David Hockney 2020 baharında Normandiya'daki evine kapandı ve önünde tek bir şey kaldı: bahçe. Yaprak, ışık, dallar — mevsimin yavaş bir muhasebesi. Ama Hockney'nin eline aldığı kalem yoktu. iPad vardı.

Sonuç, şu anda Serpentine North'ta görülebilir: 23 Ağustos'a kadar. 'A Year in Normandie and Some Other Thoughts About Painting' sergisinin merkezinde yaklaşık 90 metre uzunluğunda, 220 iPad çiziminden oluşan bir friz duruyor. Bayeux Tapestry'nin zamanı soluksuz bir banta biriktirme biçimine açık bir atıf — ama orada atlı savaşlar yerine kestane ağaçlarının mart pembesi, ardından temmuz yeşili, ardından ekim altını geçiyor. Bu Hockney'nin Serpentine'deki ilk sergisi; sanatçı seksen sekiz yaşında.

Araç mı, teknik mi?

Hockney iPad'i kâşif olarak değil, usta olarak kullanıyor. Bu ayrım önemli. İlk nesil dijital sanatçıların bir kısmı yazılımın sınırlarını zorlamayı amaç edindi — araç içeriğin önüne geçti. Hockney'de hiyerarşi tersine dönmüş. iPad, bir ağacın siluetini ya da geçen bulutun gölgesini kaydetmek için seçilen bir araçtır; tıpkı Constable'ın yağlıboyayı, Pissarro'nun pasteli tercih etmesi gibi. Fırça yerine parmak.

Ama bu denklem sorunsuz değil. Geleneksel plein air pratiğinde tablo, tuvalin direnciyle oluşur: boyayı bir kez koyarsın, örtmek istersen altı kalır, yanlışlar izini bırakır. Dijital yüzeyde ise her şey silinebilir — 'undo' tarihin izini temizler. Hockney'nin çizimlerindeki canlılık ve kendiliğinden akış, bu görünmez imkânla nasıl bir pazarlık yapıyor? Frizin hafifliği — yeşilin o ani taze çarpıcılığı — gerçekten anlık bir yanıtın ürünü mü, yoksa silme ve yeniden çizme denemelerinin damıtılmış hali mi?

Gözlem, teknoloji, hız

Hockney bu soruyu uzun süredir düşünüyor ve tutumunu açıkça söylüyor: 'Gözlem yapabilen en hızlı araç kazanır.' Optik araçlara olan hayranlığı biliniyor; Vermeer'den Caravaggio'ya Rönesans ustalarının camera obscura kullandığı savını bir kitaba taşıdı. Bu önermede araç, ressamı daha az yetenekli yapmaz — aksine, dikkat pratiğinin önündeki mekanik yükü kaldırarak bakışı özgürleştirir.

Serpentine'deki frizde bu tezin sınavını yaşıyorsunuz. Her çizim günün bir anını tutmuş: sabah sisin arkasındaki çatıyı, öğleden sonra haşhaş tarlasının kırmızısını, akşamın uzayan gölgelerini. Sıralama kronolojiktir ve mevsimi içinden geçirerek anlıyorsunuz, geriye dönerek değil. Bu, pandemi kaygısıyla kirlenmemiş — yalnızca bahçeye bakılarak geçirilmiş bir yıl gibi hissettiriyor. İnanmak cazip.

Hockney iPad'i keşif değil usta olarak kullanıyor. Bu ayrımı yapmak, teknolojiyi sanattan önce koymaya alışmış her bakışa iyi gelir.

Tan Eren

Bayeux'dan ne kaldı

Bayeux Tapestry referansı rastlantısal değil. Ortaçağ kumaşının da bir olaylar zincirini anlatmak için bant formatını kullandığını hatırlayın; ama orada anlatı kasıtlı, her figürün siyasi bir ağırlığı var. Hockney'nin frizinde ise anlatı yok — olay yok, olay örgüsü yok. Olan şeylerin tek anlamlı yanı, mevsimlerin sürmesi. Buradan bir itiraz da mümkün: Hockney ünlü ve bu yüzden onu Serpentine'de görmek kurumsal bir kutsama. Sergi kalabalık çekiyor. Peki bu tepki sanatın sindirilmesinden mi geliyor, yoksa adından mı?

23 Ağustos'ta kapanıyor. Serpentine North'un dar koridorunda ilerlerken yanınızdaki duvarın bahçeden bahçeye geçtiğini hissediyorsunuz — ya da en azından bu hissin izini taşıyan bir form görüyorsunuz. Hockney'nin gerçekten hızı bir erdem olarak gördüğüne inanıyorum. Beni şüphede bırakan tek nokta, bu hızın her adımda gözlem mi, zaman zaman güven mi taşıdığı. Her iki durumda da, yüz yıl sonra bu frize bakacak birinin 2020 Normandiya'sını değil Hockney'nin yaşını ve dikkatini okuyacağını düşünüyorum. Bu da kendi başına bir bilgi.

  • david-hockney
  • serpentine
  • ipad-sanati
  • dijital-sanat
  • londra-sergileri