Gayrimenkul & Mimari
Paddington Square: Piano'nun Küpü ve Bir İstasyonun Kaybettiği Meydan
RIBA 2026 Ulusal Ödülü'nü kazanan Paddington Square, Londra'nın en kalabalık aktarma düğümünün yanına 5.450 metrekarelik bir meydan kazandırdı. Renzo Piano Building Workshop'un tasarımı, büyük ölçekli ofis gelişiminin kentsel borca nasıl dönüşebileceğini somutlaştırıyor.

Paddington İstasyonu'nun güneydoğu cephesi yıllardır dayanılmaz bir çözümsüzlüğün adresi olmuştu: dar bir varış yolu, dağınık tabelalar, metro bağlantısı için gereksiz yere uzun yürüyüş güzergahları. Burayı kullanan her gün yüz binlerce kişi bu kötü sorunla baş etmeyi öğrenmişti. Renzo Piano Building Workshop'un Paddington Square projesi, bu sorunu çözmek için bir kaldıraç olarak ofis ekonomisini kullandı. Sonuç 9 Temmuz 2026'da RIBA Ulusal Ödülü'ne layık görüldü.
Yapının Anatomisi: Küp, Meydan ve Metro
18 katlı yapı —RIBA belgelerinde 17 kat olarak da geçiyor— bir podiyum üzerinde yükselen 55 x 55 metrelik bir küp formuna sahip. Bu form, Isambard Kingdom Brunel'in istasyon çatısının dökme demir kemerleri ve ince cam panellerine saygı duruşu niteliğindeki bir cephe yorumuyla kaplıdır: toz boyalı alüminyum kanatlara ayrılmış büyük cam paneller. Yapının altında ise asıl kentsel müdahale gizli: Bakerloo hattına adım engelli erişim sağlayan yeni bir metro bilet salonu ve buna bağlanan 5.450 metrekarelik kamu piazzası. Dar varış yolu bu meydanla yer değiştirdi. RIBA jürisi bunu "mühendislik, kamu mekânı ve yapılı formun dikkatli bir dengeye oturtulduğu, büyük ölçekli gelişimin kentin yaşamına nasıl katkı sağlayabileceğinin çıtasını yükselten bir proje" olarak tanımladı.
Rakamlar projenin ölçeğini somutlaştırıyor. Toplam inşaat alanı 63.000 metrekare; bunun 32.500 metrekaresi A sınıfı ofis, geri kalanı 33 adet ticaret ve yeme-içme ünitesi ile kamuya açık çatı terası. Yapı Adamson Associates ile birlikte hayata geçirildi. Paddington Square'in büyük bölümünü özel ofis kullanımı oluştururken, yapının neden RIBA Ulusal Ödülü'nü kazandığını açıklayan kısım tam da bu karışımdaki kamusal ağırlık.
Kentsel Borç Kavramı
Büyük ölçekli kentsel geliştirme projeleri kaçınılmaz biçimde iki şeyi birlikte yapıyor: gelir üretiyor ve kamusallık talep ediyor. Trafik yoğunluğu, altyapı baskısı, görsel doluluk. Paddington Square bu denklemi baştan kabul ederek kurgulanmış. Bilet salonu ve piazza, yapının "kent borcu" olarak düşünülebilir; istasyonun ve çevresinin yıllarca taşıdığı görülmez bir yükümlülüğün mimari olarak kapatılması. Renzo Piano Building Workshop'un bu yaklaşımı şaşırtıcı değil; büyük ölçekli kentsel çalışmaları genellikle kamu-özel dengesini görünür kılar. Ama Paddington Square'i ayrı tutan şey, bu dengenin yalnızca tasarım söyleminde değil işlevsel sonuçta da gerçekleşmesi: Bakerloo girişi gerçekten adım engellidir, meydan gerçekten var.
2026 RIBA Ulusal Ödülleri ve Londra'nın Baskın Yılı
Bu yılın RIBA Ulusal Ödülleri Londra'nın baskınlığını teyit etti: 32 kazanan projenin 17'si Londra'dan. Liste çeşitli — rammed earth ev, Scottish Highlands'ta yazlık, Cambridge'deki Clare College River Wing, Haworth Tompkins'in Pembroke projesi. Paddington Square bu listede en büyük ölçekli kentsel yatırımı temsil ediyor. RIBA ayrıca Stirling Prize kısa listesini 16 Temmuz'da açıklayacak; nihai ödül 15 Ekim'de belli olacak. Paddington Square'in bu listede yer alıp almayacağı henüz bilinmiyor ama kent ölçeğinde etkisi ve yapı kalitesi bakımından ciddi bir aday.
Mekâna katılanların çoğu ne küpü ne de jüri değerlendirmesini bilebilir. Bakerloo hattı girişinden çıkarken önlerine açılan meydanın orada olduğunu, bir zamanlar dar bir yolun bulunduğunu bilmeden geçecekler. Kentsel mimarinin en iyi işlevi belki de bu: kendisinden önce ne olduğunu sormadan kullanılabilmek.