VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Kültür

MoMA'da Duchamp: Efsanenin Gölgesinde Bir Retrospektif

Yarım asrın ardından ilk kapsamlı Kuzey Amerika retrospektifi. Ann Temkin ve Michelle Kuo'nun kurguladığı kronolojik düzeni bazı eleştirmenler mauzoleyum olarak nitelendirdi. Peki, bu şikâyet neyi ele veriyor?

· Sanat & Kültür Editörü · · 2 dk okuma
MoMA galerisinde mermer zeminli beyaz duvarlı salonun uzak köşesine uzanan cam vitrinler dizisi

12 Nisan'da açılan ve 22 Ağustos'a kadar sürecek olan Marcel Duchamp retrospektifi, MoMA'nın son otuz yılının en iddialı sergilerinden biri. Neredeyse 300 yapıt, sanatçının 1887-1968 yılları arasındaki tüm dönemlerini kapsıyor; son kapsamlı Kuzey Amerika retrospektifi 1973'te aynı kurum tarafından düzenlenmişti. Yani bu sergi, elli yılı aşkın bir bekleyişin ürünü.

Baş küratörler Ann Temkin ve Michelle Kuo, kronolojik bir düzeni tercih etmiş; 'Readymade' ya da 'anti-retinal' gibi tematik gruplama kategorilerinden kaçınmışlar. Bu karar başta mütevazı görünüyor: kronoloji, en azından dürüst bir yol. Ama Artforum'da Helen Molesworth'ün değerlendirmesi bu dürüstlüğün bir bedeli olduğunu söylüyor — sergi, 'anıt olması gerekirken mauzoleyum' çıkmış.

Kronolojinin Tuzağı

Duchamp'ı kronolojik sırayla anlatmanın paradoksu şu: pratik boyunca en tutarlı şey, sırayı bozmaktı. Büyük Cam (The Large Glass) 1915-1923 arasında yapıldı, ama Duchamp onu yıllar sonra restore etti; 'Étant Donnés'i (1946-1966) ölümünden önce kimseye göstermedi. Zaman çizgisi, kasıtlı olarak karıştırılmış bir pratiği düzeltmeye çalışıyor. Ortaya çıkan sergi, büyük olasılıkla eksiksiz ama belki de fazla düzenli.

Frieze dergisindeki değerlendirme farklı bir çerçeve sunuyor: sergi bir 'efsanenin gölgesinde kaybolma' hali olarak okunabilir. Duchamp, 20. yüzyılda sanat hakkındaki neredeyse her ciddiye alınan tartışmanın referans noktasına dönüştü; bu durum yapıtları değil, mit'i önce koyuyor. Ann Temkin ve ekibinin en güç görevi de bu mitoloji karşısında yapıtı yeniden görünür kılmaktı. Kısmen başarılı, kısmen bu ağırlığa yenik düşüyor.

Beni en çok ilgilendiren bölüm, 1910'lar resim dönemi: Duchamp'ın Kübizm'le hesaplaştığı ama hiçbir zaman tam anlamıyla içine girmediği yıllar. Merdivenlerden İnen Çıplak (1912) bu gerilimi en net gösteriyor. Hareket anlatısını tuvalin sabit yüzeyine sığdırma çabası, ardından bu çabanın anlamsızlığını fark etmesi — ve oradan readymade'e geçiş. Bu yörünge, kronolojik düzende beklenmedik bir netlik kazanıyor. Belki mauzoleyum eleştirisi her salona eşit uygulanamaz.

Philadelphia Museum of Art ile ortak düzenlenen bu sergi, 2027'de Centre Pompidou ve Grand Palais'ya taşınacak. Retrospektifin Paris'te nasıl okunacağını merak ediyorum: Duchamp Fransız, ama pratik temelden Amerikan sanat dünyasıyla şekillendi. Aynı 300 yapıt başka bir şehirde başka bir anlatı üretiyor mu? Muhtemelen. Kurumsal çerçeve, sanatçıdan daha uzun ömürlü olmayı her zaman başarıyor.

  • duchamp
  • moma
  • retrospektif
  • dada
  • sanat-elestiri