Damak
Buz Şarabının Altındaki Duman: Cù Bòcan Creation #8
Tomatin'in kış gecelerinde damıttığı peated single malt bu yıl Kanada'nın buz şarabı fıçılarından geçiyor. On sekiz yıl boyunca ne değişti, ne kaldı?

Tomatin Distillery her yıl yalnızca bir hafta duman yakar. İskoç Highlands'ın kalbinde, Allt na Frìthe deresi en soğuk ve en berrak halindeyken, kondansasyon en hızlı çalışırken — işte tam o kısa pencerede Cù Bòcan hayat buluyor. Geri kalan elli bir haftada damıtıcı, bildiğimiz unpeated Tomatin'i üretiyor. Bu sınırlılık bir tercih; kimliği kuran da bu seçim.
Creation #8, serinin bugüne dek en uzun olgunlaşmış halkası. On sekiz yıllık spirit, Niagara Yarımadası'nın aile bağcısı Pillitteri'nin buz şarabı fıçılarından geçiyor; yanında on altı yıllık bir partner — İspanya'nın Verdejo üzümünden boşaltılmış fıçılar. İkisi yan yana getirildiğinde ortaya çıkan şeyin ne tam olarak tatlı, ne tam olarak isli, ne de tam olarak meyveli olduğunu söyleyebilirsiniz. Ama bu belirsizlik kusurun değil, hesabın ürünü.
Ice wine, üzüm asmasında donmuş olarak toplanan meyvenin sıkılmasıyla elde edilir; şeker konsantrasyonu olağandışı yüksektir. Fıçı bu şekeri ahşaba işlemiş bırakır. Oloroso veya PX sherry fıçısının verdiği kuru meyve yoğunluğuyla karşılaştırıldığında buz şarabı fıçısının baskısı farklı: daha taze, daha yüksek asitli, kayısı reçelinden çok olgunlaşmamış kayısı gibi. On sekiz yıllık peated spirit üzerine bu baskı uygulandığında turbanın karakteri bastırılmıyor — öne çekilmek yerine daha hafif bir zemin üzerinde daha net bir figür gibi duruyor.
Verdejo fıçısının katkısı ayrı bir hesap. İspanya'nın Rueda bölgesinde yetiştirilen bu beyaz üzüm kuru ot, limon kabuğu ve hafif fındık tonları taşır; fıçıya bu karakteri işler. On altı yıllık spirit bu fıçıdan çıktığında Pillitteri'nin meyveli yoğunluğuna bir zeytinyağı damlaklığı, bir yeşillik katıyor. İki fıçı tipi arasındaki gerilim, single malt'ın asıl iskeletini — is, turba nüansı, Highlands'ın hafif yağlı new make'i — görünür kılıyor.
Cù Bòcan'ın Creation serisi her yıl alışılmadık bir fıçı kombinasyonunu deniyor. Yedinci sayı, 2005'ten bu yana damıtımevinin yirmi yıllık peated üretimine adanmıştı. Sekizinci aşamada serinin en yaşlı ve en az konvansiyonel halkasıyla karşılaşıyoruz. Yalnızca 3.600 şişe. 46 ABV — cask strength değil, ama seyreltilmiş de değil; natürel renk, soğuk filtrasyon yok. Bu tercihler bir ürün kararı gibi görünüyor ama aynı zamanda editoryal: şişedeki şeyi seyrelterek şekillendirme yerine, fıçının işini tamamlamak için zaman tanımayı seçmek.
Turba bastırılmıyor — daha hafif bir zemin üzerinde daha net bir figür gibi duruyor.
Bardakta ilk önce gelen koku: kayısı reçeli, ardından portakal çiçeği suyu ve bir tutam nane. Taze pişmiş elmalı pasta beliriyor; fon olarak hafif bir heather dumanı. Damakta kayısı ve şeftali önce geliyor, ardından Verdejo'nun narenciye kabuğu temiz bir keskinlik katıyor, ve arka planda — ama hiç gitmeyen — turbanın toprağa bağlı ağırlığı var. Bitiş uzun, şeker yok, yerine hafif papatya ve kuru ot.
Türkiye'ye şu an için sınırlı miktarda ulaşıyor. Doğrudan Tomatin'den veya seçilmiş bağımsız ithalatçılar aracılığıyla bulunabilir. £45 — serinin en olgun, aynı zamanda en erişilebilir fiyatlı halkası. Bu iki bilginin aynı cümlede yan yana durması, Cù Bòcan'ın pazarlama değil, içerik odaklı bir karar aldığını gösteriyor. Sınırlı baskı, yüksek fiyat ve marka büyütme üçgeninin dışında durmak, her küçük damıtıcının yapabildiği bir tercih değil.