Teknoloji
200 Megapiksel, f/1.4 ve iPhone 17 Pro'nun Gerisinde Kalmak
Samsung Galaxy S26 Ultra, kağıt üzerinde fotoğraf tarihinin en donanımlı telefon kameralarından birini sunuyor. DxOMark testleri başka bir şey söylüyor.

26 Şubat 2026'da Galaxy Unpacked sahnesinde Samsung, Galaxy S26 Ultra'yı tanıttığında rakamlar gerçekten etkileyiciydi: 200 megapiksellik ana sensör, f/1.4 diyafram açıklığı, 50MP'lik 5x optik tele, Snapdragon 8 Elite Gen 5'in 4,74GHz'lik iki prime çekirdeği ve Hexagon NPU'nun 220 token/saniye on-device işlem kapasitesi. Bir telefon kamerası için kağıt üzerinde bu liste, ciddi bir mühendislik çabasının belgesiydi.
Mart ayında DxOMark sonuçları geldiğinde tablo değişti. iPhone 17 Pro, S26 Ultra'nın önüne geçmişti. Aynı hafta Digital Camera World da telefona 'a 9/10 phone with an 8/10 camera' diyordu. Bu iki cümle, birlikte okunduğunda, telefonun nasıl bir şey olduğunu anlatmak için yeterli.
Fark nereden kaynaklanıyor? Ana sensör f/1.7'den f/1.4'e geçince Samsung'un kendi iddiasıyla %47 daha fazla ışık giriyor. Bu, gece fotoğrafçılığı açısından anlamlı bir hardware kazanımı. Ama DxOMark'ın düşük ışık karşılaştırmalarında S26 Ultra, iPhone 17 Pro'ya göre daha yüksek luminans gürültüsü ve portre detaylarında daha az tutarlılık gösteriyor. 200MP'lik ham veriyi işlemek için gereken hesaplama katmanı — renk doğruluğu, noise reduction, flaş senkronizasyonu — burada devreye giriyor ve Apple'ın computational photography stack'i hâlâ önde.
Bir telefon kamerasında donanım artık savaşın yarısı. Diğer yarısı, o donanımın ürettiği veriyi yorumlayan algoritma katmanı — ve bu katman, megapiksel sayısının faturasına yansımıyor.
Bu durumu anlamak için Snapdragon 8 Elite Gen 5'e daha yakından bakmak gerekiyor. Chip, TSMC'nin N3P 3nm süreciyle üretiliyor; Hexagon NPU bir önceki nesle göre %37 daha hızlı. Qualcomm'un kendi verilerine göre on-device yapay zeka işlemleri, S25 Ultra'ya kıyasla %39 iyileşti. Bu rakamlar Samsung'un ProVisual Engine optimizasyonlarıyla birleşince portre işleme ve renk doğruluğunda somut ilerleme var — kendi neslinin en iyisi. Sorun, Apple'ın geçen yıl açtığı hesaplama fotoğrafçılığı mesafesini kapatmak için bu adımın yetmemesi.
Samsung'un gerçekten iyi yaptığı bir alan var: zoom. 5x optik ve 10x optik-kalite zoom, Qualcomm'un kendi bulut analizine göre piyasanın en güçlü uzak mesafe donanımlarından biri olmayı sürdürüyor. Gündüz uzak mesafe portresi veya mimari detayda S26 Ultra'nın tele sistemi, iPhone 17 Pro'ya karşı puan kazanıyor. Ama bu artık Samsung'un tek üstünlük alanı.
1.299 dolar fiyat etiketiyle S26 Ultra, iPhone 17 Pro Max ile aynı ligde satılıyor. Bu noktada 'kamera telefonu' olarak satın alınacak bir cihazdaki soru şu: fotoğrafçılık için mi önce bakılıyor, yoksa Android ekosistemi mi önce geliyor? İlk soru öncelikliyse, rakamların dışına çıkıp DxOMark skoru ve editorial test sonuçlarına bakmak daha sağlıklı bir yöntem. S26 Ultra bu testte 'etkileyici ama ikinci' çıkıyor.
Samsung'un bu sonuçla ne yapacağı daha ilginç bir soru. Şirket, yıllardır sensor size ve megapiksel üzerine kurulu bir iletişim dili kullandı. Bu dil, donanım listeleriyle besleniyor. Ama DxOMark ve bağımsız editör testleri giderek daha fazla ağırlık kazanırken, 'en yüksek megapiksel' artı 'en geniş diyafram' kombinasyonu tek başına bir öykü taşımıyor. S26 Ultra, bu kırılma noktasını Samsung'un kendi ürününde görünür hale getiriyor.
Telefon iyi. Sorunsuz çalışıyor, Galaxy AI entegrasyonu gündelik kullanımda fark yaratıyor, batarya yönetimi S25'e göre kayda değer biçimde iyileşmiş. Ama 1.299 dolar ödüyorsanız ve fotoğrafçılık birincil kriterinizse, bu sefer kağıt üstündeki kazanan olmayan telefona bakmanız gerekiyor.