VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Stil

Zegna FW26: Sartori Dört Neslin Giysisini Bir Piste Dizdi

Alessandro Sartori, FW26 defilesi için pisti Zegna ailesinin gerçek arşiv parçalarıyla döşedi — kurucu Ermenegildo'nun 1930'dan kalma ceketi dahil. Koleksiyonun iddiası büyük: iyi bir giysi nesilden nesle geçebilir.

· Stil Direktörü · · 2 dk okuma
Asılı duran farklı kuşaklara ait takım elbiseler, taş duvarlı atölye ortamı

Milano'daki oval pistin her iki yanı, dekonstrüktif aydınlatmayla değil, askılara dizilmiş giysilerle çerçevelenmişti. Bunlar yalnızca koleksiyon parçaları değildi; Zegna ailesinin dört kuşak boyunca giydiği ve sakladığı parçalardı. En eskisi, kurucu Ermenegildo Zegna'nın 1930'dan kalma dikişli ceketiydi — yaklaşık yüz yıllık bir yünlü yapı, hâlâ sağlam, hâlâ anlamlı. Sahnede koleksiyon başlamadan önce, bu kumaşların dili konuşuyordu.

Alessandro Sartori FW26 için 'A Family Closet' başlığını seçmişti. Bu yalnızca konseptüel bir çerçeve değil, koleksiyonun kumaş mantığına da geçen bir tutumdu. Trofeo yünü, kaşmir, flannel ve tüvit — hiçbiri mevsimsel ömür için değil, yıllarca giyilmek için işlenmişti. 1970'leri çağrıştıran iri ekoseler ve pas tonları, koleksiyonun görsel sıcaklığını kurarken; çift sıra düğmeli takım elbiselerdeki ters çevrilebilir deri düğmeler, Sartori'nin ısısını azaltmadan ne kadar ileriye uzandığını gösteriyordu.

Kağıt lifinin jakardaki mantığı

Koleksiyonun en ilginç teknik yönü, geri dönüştürülmüş kağıt lifinden dokunan jakarlardı. Bu bir sürdürülebilirlik etiketi değildi; tanıdık desenleri — balıksırtı, ince çizgi — ağırlıksız hale getirme sorusunun cevabıydı. Kaşmir shearling parçalarının yanında bu kumaşlar, tek bir koleksiyonda birbirinden ayrı ağırlık ve doku dünyaları açıyordu. Sartori malzeme yeniliğini şov efekti olarak değil, kumaş söyleminin bir parçası olarak kullanıyor.

Kuzey İtalya'nın loden geleneğinden uyarlanan kırık kutu pililer koleksiyona coğrafi bir derinlik katıyordu. Loden, alpin ikliminin talepleriyle şekillenmiş bir işlevsel çözümdür; Sartori bu biçimi güncel kumaşlara aktardığında salt estetik değil, teknik bir kazanım da elde ediyor. Miras, burada imge değil işlev olarak kendini gösteriyor.

Pistte gördüğüm en güçlü şey, yüz yıllık bir ceketin hâlâ bir şey anlatıyor olmasıydı. Tasarımcının söyleyeceği bundan iyisi olamaz.

Sarp Aksel

Koleksiyonun asıl sorusu

FW26 koleksiyonu, bir gardırobun ne zaman sona erdiğini soruyor. Sartori'nin cevabı tasarım kararlarına dağılmış durumda: nesilden nesle geçebilecek kumaşlar, birden fazla yönde bağlanabilen düğmeler, tekrar tekrar denenmiş silüetler. Bunu 'sürdürülebilirlik' diye etiketlemek eksik kalır; bu daha çok bir tutum sorusu. Bir giysi ne kadar çok insana ait olabilir?

Pistte yürüyen parçalar ile duvardaki arşiv arasındaki diyalog, koleksiyonun en güçlü anlatı aracıydı. Sartori neyin 'şimdi' göründüğünü değil, neyin kalıcı olduğunu soruyordu. Bu soruyu moda haftası formatında sormak cesaret ister; buna cevap verecek arşive sahip olmak ise ayrı bir ayrıcalıktır.

  • zegna
  • fw26
  • tailoring
  • arşiv