VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Stil

Pitti Uomo 110'da Havuzun Kenarında: Narcissus, Hockney ve 720 Marka

Fortezza da Basso'daki 110. edisyon, SSAW Magazine imzalı 'The Pool' temasıyla sezonu açtı. Bu tema moda fuarı için ne anlama geliyor ve ne anlama gelmemesi gerekiyor?

· Stil Editörü · · 2 dk okuma
Akşam ışığında boş bir yüzme havuzu, turkuaz su yüzeyi mavi gökyüzünü yansıtıyor, etrafta taş döşeli güverte

Her yıl Haziran'da Fortezza da Basso'nun kapısı açılırken içeriye giren alıcılar, basın mensupları ve tasarımcılar farklı şeyler arıyor. Alıcı sipariş defterini doldurmak istiyor. Basın marka haberini takip ediyor. Tasarımcı rakibini gözlemliyor. Fuar organizasyonunun her yıl seçtiği yaratıcı tema ise bu üç grubun hiçbirini doğrudan ilgilendirmiyor — ama hepsinin dolaştığı atmosferi kuruyor.

Bu yıl o atmosferi Chris Vidal Tenomaa ve Tuomas Laitinen kurdu. SSAW Magazine'in iki ismi, 'The Pool' temasına modern bir Narcissus imgesi seçti: havuzun kenarında, yansımalar arasında askıda kalmış bir figür. David Hockney'nin yüzme havuzu tablolarından beslenen görsel dil, fuarın 16-19 Haziran tarihleri boyunca Floransa sokaklarında ve Fortezza'nın içinde dolaştı.

Tema Ne Yapar, Ne Yapmaz

Pitti Uomo temaları her zaman bu gerilimde var olur: sanatsal iddiası yüksek, pratik etkisi tartışmalı. 'The Pool'ün yarattığı en somut mimari unsur, Piazzale Centrale'deki devasa boru ağı enstalasyonuydu — Philéo Landowski ve Pascal Hachem'in ortak işi. Havuzun 'perde arkasını', yani görünmez altyapısını temsil ettiği söylenen bu ağ, fuar mekânının içinde hem işlevsel hem de yorumlanabilir bir alan açtı.

Bu tür enstalasyonlar, moda fuarlarında ikincil bir rol üstlenmeyi tercih eder. Birincil rol her zaman içerikte: 720'nin üzerinde markanın standlarında, tekstil fuarlarıyla paralel yürüyen alım görüşmelerinde ve öne çıkan konuk tasarımcının defilesinde. Bu edisyonun konuğu Simone Rocha'ydı; İrlandalı tasarımcının erkek modasıyla ilk büyük buluşmasını geçen yıl izlemiştik. Pitti sahnesinde Rocha'nın gardırobu nasıl durdu, onu merak edenlerin önemli bir kısmı zaten oraya bu soruyu yanıtlamak için gitmişti.

Hockney'nin havuzu yaln başına bir an, sarığı bir güzellik. Pitti havuzu ise 720 markanın mesleğe yansıması — tablo değil, pazar.

720 Marka Ne Söylüyor

Bu yılki edisyonun en dikkat çekici sayısı 'The Pool' değil, 720. Otuzdan fazla ülkeden bu kadar markayı bir araya getirip dört gün boyunca bir güzergahla organize etmek, kendi başına bir editöryel karar. Pitti, her sezon küçük markaların büyüklerin yanında yer bulduğu nadir platformlardan biri olmayı sürdürüyor. Bu denge, fuarın ticari ağırlığını korumasının temel nedeni.

Tailoring cephesinden bakıldığında Pitti bu yıl da yapısal, yarı-yapısal ve yapısız ceketlerin aynı salonda buluştuğu nadir ortamlardan biriydi. İtalyan küçük atölyeleri, Japon distributor'ların tuttuğu minimal markalar, Nordik menswear'in yavaş büyüyen isimleri — hepsi bir çatı altında. Bunun yarattığı görsel karmaşa fuarın eksikliği değil, artısı. Tek ton bir pazar yansıması değil, çoğulcu bir anlık ölçüm.

Haziran'ın havuz kenarında öğrenilen şey bu: moda fuarı ne tema seçerse seçsin, içeriği sahneler. 'The Pool' konseptinin en isabetli satırı belki de yansıma fikrinde saklı — fuara giden herkes kendi sektörünü orada görmek istiyor. Kimi bulduğuna bağlı olarak o havuz ya derin ya da sığ görünüyor.

  • pitti-uomo
  • floransa
  • menswear
  • fuar
  • ssaw