VesantheStil, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Seyahat

Bvlgari Bodrum: Türkbükü ile Gölköy Arasında Bir Yarımada

İtalyan mimarlık firması ACPV ARCHITECTS'in 60 hektarlık yükseltili bir yarımadaya yerleştirdiği Bvlgari Resort & Mansions, Türkiye'nin tatil haritasına bambaşka bir koordinat ekliyor.

· Seyahat Editörü · · 2 dk okuma
Ege yarımadasında teraslı bir tatil kompleksi, altın saatte kuşbakışı

Türkbükü'nden gelen bir tekneyle Bvlgari Bodrum'a bakınca insanın aklına ilk önce mimari gelmez. Kaya sırtına yaslanmış, teraslı, koyu kireç ve taş renklerinde bir yapı kütlesi görürsünüz — uzaktan o yarımadanın parçasıymış gibi. Sonra biraz daha yaklaşırsınız ve mimarlığın burada kasıtlı olarak zemine boyun eğdiğini anlarsınız. Bu tercih, Antonio Citterio ve Patricia Viel'in ACPV ARCHITECTS bünyesindeki her projesinde kendini tekrar eden bir refleks; ama Bodrum'da coğrafyanın özelliği onu daha belirgin kılıyor.

60 hektarlık yarımada, Türkbükü ile Gölköy körfezleri arasında ince bir dil gibi uzanıyor. Bvlgari bu arazinin ucuna, 10 hektar teraslı bahçeye yayılmış bir resort kurmuş: 43 oda ve suite kademeli ana binalarda, 40 özel havuzlu villa bahçe parselleri içinde. Üst uca ise beş yatak odalı, 25 metrelik özel havuzu ve kendi plaj şeridine sahip Bvlgari Villa yerleştirilmiş. Tesise ayrıca 100 özel Mansion — üç ila altı odalı, havuzlu müstakil mülk — eşlik ediyor; bu kısım tamamen konut satışına yönelik.

Citterio'nun Bodrum Sorusu

ACPV ARCHITECTS, daha önce Bvlgari'nin Milano, Dubai, Paris ve Tokyo adreslerini tasarlamış bir ekip. Her defasında ayırt edici ağırlık noktası aynı: mekânın kendini öne sürmesi yerine konuğun sakinleşmesine yer açmak. Bodrum'da bu mantık farklı bir malzeme problemine dönüşüyor; çünkü Ege kıyısının taş ve kireç dokusu, Citterio'nun Milano'da çalıştığı endüstriyel geometriden epeyce uzak. Villalar kendi aralarında doğrusal değil; yamaç boyunca dağılarak her birine farklı açıdan deniz çerçeveliyor. Bu da fotoğrafa çekici, fiilen gürültüsüz bir yer elde etme şansı veriyor — ki Türkbükü'nün sezon yoğunluğu düşünülünce bu küçümsenecek bir mesele değil.

Türkbükü'nden gelen bir tekneyle uzaktan bakınca insanın aklına önce mimari gelmez; kaya sırtı gelir. Bunu başarabilmiş bir tesis, işinin çoğunu yapmış demektir.

Bvlgari'nin tesis mantığında yemek ve wellness birbirine kenetli geliyor. Bodrum'da da aynı çerçeve kurulmuş: Bvlgari Spa, açık güverte düzeniyle konumlanmış bir yüzme havuzuna, fitness merkezine ve meyve suyu barına sahip. Restoran ve bar programı henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmış değil; bu, açılış öncesinde sıklıkla karşılaşılan bir iletişim tutumu ve genellikle kritik detayların servis kalibrasyonu netleşince açıklanacağı anlamına geliyor.

On İkinci Halka

Bvlgari koleksiyonu, Bodrum ile birlikte toplam 12 adrese ulaşıyor. Bu sayı, küçük tutmak ve her mülkü özgün bir coğrafyaya demirlemiş bırakmak üzerine kurulu bir büyüme stratejisinin ürünü. Bodrum'un listeye girmesi bir anlamda beklenen bir hamleydi; Türkiye'nin Ege kıyısının uluslararası talebindeki yeri son birkaç sezonda belirgin biçimde ağırlaştı. Yine de bu bağlamda sorulacak asıl soru marka değil, koordinat: Türkbükü çevresine bir yarımada ucundan, kapalı ve ölçülü bir kompleksle yaklaşmak, aynı bölgedeki geniş resort mantığından ne kadar ayrışabiliyor?

Bunun cevabı ilk sezonda değil, iki ya da üç yıl içinde netleşecek. Bvlgari'nin Milano ve Tokyo adreslerinde olduğu gibi Bodrum'da da zaman içinde oturan bir servis dili oluşturması — marka kimliğini bölgenin kendi ritmiyle dengelemesi — tesisi rakiplerinden ayıran asıl değişken olacak. Şimdilik elimizde mimari kararlar ve yarımada var; bu ikisi iyi bir başlangıç noktası.

  • bodrum
  • bvlgari
  • otel-acilisi
  • turkiye
  • yarımada