Saat
Gyrotourbillon à Stratosphère: Üç Kafe, 0.78 Gram, Yerçekiminin Yüzde 98'i
Jaeger-LeCoultre'ın yeni Calibre 178'i, triple-axis tourbillon tartışmasını kökten değiştiriyor: üç titanik kafes 20, 60 ve 90 saniyelik döngülerde aynı anda dönünce, 'tourbillon pratikte işe yaramaz' argümanı farklı bir zeminle yüzleşiyor.

Tourbillon'a her zaman şüpheyle baktım. Bileği hareket halindeyken, tek eksenli bir kafes içinde dönen bir kaçan çark ne kadar iş görür? Çoğu bağımsız ustanın yanıtı, sessizce verilen bir gülümsemedir: 'Omuz yeterince kıpırdıyorsa, pek az.' Bu görüşü paylaşıyorum. Ama Jaeger-LeCoultre'ın bu yılki Watches & Wonders lansmanı olan Gyrotourbillon à Stratosphère, soruyu farklı bir düzleme taşıyor — ve buna dikkat etmek gerekiyor.
Calibre 178, üç bağımsız titanyum kafesten oluşan bir gyrotourbillon mekanizması barındırıyor. Kafesler sırasıyla 20, 60 ve 90 saniyelik döngülerle, birbirinden farklı açılarda ve eş zamanlı dönüyor. Tüm bu düzenek 0.78 gram, 189 parça. Yarım gramın biraz üstünde bir metalik kafes topluluğu, mekanik saatin yerçekimine olan savunmasızlığının yüzde 98'ini — JLC'nin kendi hesabına göre — devre dışı bırakıyor. Bu, tek eksenli bir tourbillon'ın dört temel pozisyon ortalaması almasından çok farklı bir geometri.
Hybris Inventiva: Yeni Bir Etiketin Ağırlığı
JLC bu lansmanı 'Hybris Inventiva' etiketiyle sahneliyor — markanın üçüncü ve en radikali. Hybris Mechanica çoklu komplikasyonları aynı kasada birleştirirdi; Hybris Artistica dekoratif yeniden yorumdu. Inventiva ise tek, temelden yeni bir mekanik fikri temsil ediyor. Gyrotourbillon, ne bir eskiz üzerindeki iyileştirmedir ne de mevcut bir komplikasyonun malzeme değişimidir. Kadranın arkasında, kaçan çarkı çevreleyen bu üç kafes sistemi gerçek bir mühendislik iddiası taşıyor.
Kalibrın dekorasyonu bu iddianın gölgesinde kalmamalı: sandblasting, perlage, snailing, guilloché ve translüsan mavi emaye dahil 16 farklı yüzey bitirme tekniği uygulanmış. Beyaz altın tablalar üzerinde güneş ışınlı guilloché, onun üstünde oyulmuş ve el-vernikli altın köprüler. El pah işlemi tek başına 65 saat gerektiriyor. Bu rakam, 20 adetlik üretimle birleşince kalibrın ne tür bir emek yoğunluğuna oturduğunu netleştiriyor.
Büyük Holding, Küçük Üretim
Richemont çatısında çalışan JLC'ye karşı tutumum her zaman karmaşık oldu. Le Sentier'deki üretim kapasitesi bağımsız saatçilerin atölyelerinden ölçek olarak farklı — ve bu farklılık kimi zaman 'zanaat' kavramının ne anlama geldiğini bulanıklaştırıyor. F.P. Journe ya da Voutilainen'in küçük atölyelerinde geçen tek ustanın 65 saati ile büyük bir maison'ın organizasyon içinde geçen 65 saati aynı şey değil. Ama 20 adetlik sınırı bu ayrımı görece belirsizleştiriyor. Büyük altyapı küçük sayıya hizmet ettiğinde, 'manufacture' ifadesinin içi değişiyor.
42mm platinyum gövde, 16.15mm kalınlığıyla gerçek anlamda ince değil. Ama bir triple-axis gyrotourbillon'ı bu ölçülere sığdırmak zaten kendi başına bir karar. Cadranın arkasında, mavi alligator kayışın altında, üç kafes aynı anda dönerken Stratosphère onlara bakıyor. Bu izleme eylemi — açık kadran aracılığıyla mekanizmanın hareketiyle kurulan görsel temas — bana her zaman mekanik saatin en dürüst boyutu olmuştur. Komplikasyon ne kadar karmaşıksa, bu temasa ihtiyaç o kadar artar.
Gyrotourbillon à Stratosphère, tourbillon tartışmasını kapatmıyor. Aksine yeniden açıyor, ama bu sefer farklı koordinatlarla. Tek eksenli bir tourbillon 'estetik gösteri' ise, üç eksenli bir gyrotourbillon ne olarak okunmalı? Bu sorunun yanıtı, JLC'nin 20 platinyum kasasının nerede durduğunu — bir atölyenin rafında mı, bir bilekte mi, yoksa bir fuar standının camı arkasında mı — öğrendiğimizde belki netleşecek.